Blog

  • Üniversite öğrencilerine Yargıtay kararı

    Üniversite öğrencilerine Yargıtay kararı

    Yargıtay’ın verdiği emsal niteliğindeki karara göre, üniversite öğrencilerinin yaz okullarında alınan dersler için ekstra ücret ödenmesi haksız şart teşkil etmemektedir. Kararda, öğrencilerin aynı dersleri ücretsiz olarak bir sonraki dönemde alttan alabilmelerine rağmen, yaz okulu ile ekstra ücret talep edilmesinin haksız olmadığı vurgulanmıştır.

    Karara göre, öğrenciler yaz okullarına katılarak başarısız oldukları dersleri tekrar alıp başarıyla geçerek yeni döneme başlama imkanına sahip olabilmektedirler. Bu süreçte yaz okulunda alınan derslerin ücreti, öğrencilerin isteğine bağlı olarak ve ücret karşılığında tahsil edilebilmektedir.

    Öğrencilerin dava konusu dönemde bütünleme sınavı imkanının tanınmamış olması ve YÖK’ün daha sonraki bir tarihte bu konuda aldığı kararın tartışmalı olması, Yargıtay kararında etkili olmamıştır. Yargıtay, davalı üniversitenin mevcut mevzuat hükümleri çerçevesinde yaz okulu eğitimi sunduğunu ve öğrencilerin kendi iradeleriyle aldıkları hizmeti bedelini ödemeleri gerektiğini vurgulamıştır.

    Bu karar, yaz okullarına katılan üniversite öğrencileri ve üniversiteler arasındaki uyuşmazlıklarda emsal niteliğinde olup, benzer davalarda dikkate alınabilir. Ancak her dava, farklı durum ve koşullara göre değerlendirilebilir ve Yargıtay kararları, o davanın özgün koşullarına bağlı olarak değişebilir. Dolayısıyla, öğrencilerin ve üniversitelerin davalarda yargıtay kararlarını ve mevcut yasal düzenlemeleri dikkate alarak hareket etmeleri önemlidir.

  • Üniversite sınavları kaldırılacak mı?

    Üniversite sınavları kaldırılacak mı?

    Şu an için üniversite sınavlarının kaldırılması konusunda kesin bir karar alınmamıştır. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklaması ve YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın ifadeleri, sınavsız üniversite düzenlemesinin gündemde olduğunu göstermektedir. Ancak YÖK Başkanı Özvar, üniversiteye giriş sınavının kaldırılması konusunda şu an için bir çalışma olmadığını belirtmiştir.

    Eğer konuyla ilgili bir karar alınacak olursa, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı doğrultusunda YÖK bu konuda çalışma yapabilecektir.

    Ayrıca, YÖK Başkanı Özvar, 2022-2023 eğitim-öğretim yılı itibarıyla Türkiye’deki yükseköğretimde kayıtlı toplam öğrenci sayısının 6 milyon 950 bin 142 olduğunu ve bu yıl YKS’ye ek kontenjan ayrılarak 34 yaşını tamamlamış kadınlardan 168 bininin sınava girdiğini belirtmiştir.

    Ancak, konuyla ilgili kesin bir kararın alınması için resmi açıklamaların ve ilgili kurumların çalışmalarının takip edilmesi gerekmektedir. Bu tür büyük değişiklikler genellikle dikkatli bir değerlendirmeyi gerektiren konulardır ve karar süreçleri uzun zaman alabilir.

  • LGS yerleştirme sonuçları açıklandı

    LGS yerleştirme sonuçları açıklandı

    2023 Liselere Geçiş Sınavı (LGS) yerleştirme sonuçları açıklanmış durumda. Sınava katılan 1 milyon 14 bin 675 öğrenciden yüzde 95’i tercihlerine yerleşmiştir. Toplamda açılan 204 bin 812 kontenjanın 200 bin 310’u öğrenciler tarafından tercih edilmiş ve yerleştirme oranı yüzde 97,80 olarak gerçekleşmiştir.

    Fen liselerindeki 40 bin 380 ve sosyal bilimler liselerindeki 10 bin 740 kontenjanın tamamı dolduğu bildirilmiştir. Anadolu liselerinde bulunan 71 bin 90 kontenjana 70 bin 944 öğrenci yerleşmiş ve Anadolu liselerinin kontenjan doluluk oranı yüzde 99,79 olmuştur. Anadolu imam hatip liselerinde bulunan 42 bin 76 kontenjana 40 bin 430 öğrenci yerleşmiş ve bu okul türünün kontenjanlarındaki doluluk oranı yüzde 96,09 olarak gerçekleşmiştir. Mesleki ve teknik Anadolu liselerinde bulunan 40 bin 526 kontenjana 37 bin 816 öğrenci yerleşerek doluluk oranı yüzde 93,31 olmuştur.

    Ayrıca, Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya, Osmaniye illeri ile Gaziantep ilinin İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde depremzede öğrenciler için Türkiye genelinde 13 bin 795 kontenjan ayrılmıştır ve bu kontenjanlar için tercihte bulunan bütün öğrenciler yerleştirilmiştir.

    Yerleştirmeye esas nakil işlemleri iki dönem halinde yapılacak ve öğrenciler tercihlerini belirli kurallara göre yapabilecekler. Boş kalan kontenjanlara ve hiçbir yere yerleşemeyen öğrenciler için de il/ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonları tarafından yerleştirme başvuruları alınacaktır.

    Yerleştirme takvimi doğrultusunda 1’inci nakil tercihleri 24-28 Temmuz tarihleri arasında yapılacak ve sonuçları 31 Temmuz’da açıklanacaktır. İkinci nakil tercihleri 31 Temmuz-4 Ağustos tarihleri arasında alınacak ve sonuçları 7 Ağustos’ta ilan edilecektir. Ayrıca, yatılılık başvuruları 22-25 Ağustos tarihleri arasında alınacak ve sonuçları 31 Ağustos’ta ilan edilecektir.

    Öğrencilere başarılar dileriz.

  • YKS’de tercihler başladı

    YKS’de tercihler başladı

    ÖSYM’nin verilerine göre, 2023 üniversite sınavına toplamda 3 milyon 527 bin 463 kişi Temel Yeterlilik Testi (TYT) için başvuruda bulunmuş, 2 milyon 573 bin 136 kişi Alan Yeterlilik Testi (AYT) için başvuruda bulunmuş ve 338 bin 14 kişi de Yabancı Dil Testi (YDT) için başvuruda bulunmuştur. Toplam başvuru sayısı bu üç sınavın toplamıdır.

    2023 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçları açıklanmış ve tercih dönemi başlamış durumda. Adaylar, puan ve sıralamalarını göz önünde bulundurarak 27 Temmuz – 8 Ağustos tarihleri arasında tercihlerini yapabilecekler. Adayların toplamda en fazla 24 tercih hakkı bulunmaktadır.

    Tercihlerin tamamlanmasının ardından, kayıt işlemleri 28 Ağustos – 1 Eylül 2023 tarihleri arasında yapılacak. Elektronik kayıtlar ise 28-30 Ağustos 2023 tarihleri arasında gerçekleşecek. Kayıt hakkı kazanan adayların belirtilen belgeleri tamamlayarak kayıt süresi içerisinde ilgili üniversitelere başvurmaları gerekmektedir. Aksi takdirde, kayıt haklarını kaybedebilirler.

    Bu süreçte adaylar, hedefledikleri bölümleri ve üniversiteleri belirleyerek tercihlerini yapmalı ve kayıt işlemlerini zamanında tamamlamalıdırlar. Kayıt süresi içinde kayıt yaptırmayan veya kayıt işlemlerini tamamlamayan adaylar kayıt haklarını kaybedeceklerdir.

    Adaylar tercih sürecinde dikkatli ve iyi bir araştırma yaparak kendilerine en uygun tercihleri yapmaya çalışmalıdırlar. Başarılar dilerim!

  • Sınav kaygısı

    Sınav kaygısı

    Sınav kaygısı, bir sınav veya değerlendirme durumunda öğrencilerin duyduğu stres, endişe ve gerginlik hali olarak tanımlanır. Bu durum, öğrencilerin sınavda başarısız olabilecekleri veya beklenen performansı gösteremeyecekleri korkusuyla ilişkilidir.

    Sınav kaygısı normal ve yaygın bir durumdur. Bir miktar kaygı, öğrencileri motive edebilir ve performanslarını artırabilir. Ancak aşırı düzeyde veya kontrol edilemeyen bir kaygı, öğrencinin sınavda iyi performans göstermesini engelleyebilir.

    Sınav kaygısının belirtileri şunlar olabilir:

    1. Uyku problemleri ve yorgunluk
    2. Mide bulantısı veya sindirim sorunları
    3. Sürekli endişe duygusu
    4. Odaklanma güçlüğü
    5. Kalp çarpıntısı ve terleme
    6. Kendine güven eksikliği
    7. Panik atak belirtileri
    8. Baş ağrıları

    Sınav kaygısını yönetmek için aşağıdaki yöntemlerden faydalanılabilir:

    1. Hazırlık yapın: Düzenli çalışma ve sınav için yeterli hazırlık yapmak, güven hissi ve kaygının azalmasına yardımcı olabilir.
    2. Sınav stratejilerini öğrenin: Sınav tekniklerini ve stratejilerini öğrenerek sınavda daha rahat ve etkili bir şekilde çalışabilirsiniz.
    3. Olumlu düşünce kalıpları: Olumsuz düşünceler yerine, kendinize güven veren ve başarıya odaklanan olumlu düşünceleri benimseyin.
    4. Derin nefes alma ve rahatlama teknikleri: Yoga, meditasyon veya derin nefes alma gibi rahatlama teknikleri sınav kaygısını azaltmada yardımcı olabilir.
    5. Sınav öncesinde iyi dinlenin: Yeterli uyku almak ve sınav öncesinde vücudunuzu dinlendirmek önemlidir.
    6. Destek alın: Aileniz, arkadaşlarınız veya öğretmenlerinizle duygularınızı paylaşmak ve destek almak sınav kaygısını hafifletmeye yardımcı olabilir.
    7. Kendinize zaman tanıyın: Sınavın sonucunu aşırı derecede önemsemek yerine, sadece en iyisini yapmaya odaklanın ve sonuçları kabul etmeyi öğrenin.

    Eğer sınav kaygınız çok şiddetli ve başa çıkamayacak düzeydeyse, bir psikolog veya danışman ile görüşerek daha fazla yardım almayı düşünebilirsiniz.

  • Doğru üniversite tercihi nasıl yapılır?

    Doğru üniversite tercihi nasıl yapılır?

    Doğru üniversite tercihi yapmak, geleceğinizi etkileyen önemli bir karardır ve dikkatli bir değerlendirme gerektirir. İşte doğru üniversite tercihi yapmanıza yardımcı olacak adımlar:

    1. Hedeflerinizi belirleyin: Kendinize “Neden üniversite okumak istiyorum?” ve “Kariyer hedeflerim ne?” gibi sorular sorun. Hangi alanda çalışmak veya uzmanlaşmak istediğinizi düşünün ve bu hedeflere ulaşmak için hangi üniversite ve programların size en uygun olduğunu araştırın.
    2. Eğitim ve programları değerlendirin: Potansiyel üniversitelerin eğitim kalitesini, program çeşitliliğini ve öğretim üyelerini araştırın. Eğitim programları, size ilgi duyduğunuz alanda uzmanlaşma ve kariyer yapma fırsatları sunmalıdır.
    3. Yer ve konum: Üniversitenin bulunduğu şehir veya ülke, yaşam tarzınıza ve tercihlerinize uygun olmalıdır. Ulaşım olanakları, şehrin kültürel ve sosyal aktiviteleri gibi faktörleri göz önünde bulundurun.
    4. Üniversite ücretleri ve burs imkanları: Üniversitenin maliyetleri ve burs imkanları hakkında bilgi edinin. Kendinize uygun bir bütçe belirleyin ve burs veya mali yardım seçeneklerini değerlendirin.
    5. Üniversitenin itibarı ve akreditasyonu: Üniversitenin itibarı, mezunların iş bulma şansını etkileyebilir. Ayrıca, akreditasyonu olmayan bir üniversiteden alınan diploma, geçerli olmayabilir.
    6. Mezunların deneyimleri: Mezunlar ve öğrenci görüşlerini araştırın. Üniversiteden mezun olanların kariyer başarıları ve deneyimleri size fikir verebilir.
    7. Kampüs gezileri ve açık günler: Potansiyel üniversiteleri ziyaret edin, kampüs gezilerine katılın ve açık günlerde üniversite ortamını deneyimleyin. Bu ziyaretler, size üniversite hakkında daha iyi bir fikir verecektir.
  • Dik durma bozukluğu

    Dik durma bozukluğu

    Dik durma bozukluğu, postür bozukluğu olarak da bilinir ve vücudun dik durma ve hareket etme şeklinde anormal değişikliklerin olduğu bir durumdur. Bu bozukluklar, omurgada, kaslarda veya bağ dokusunda meydana gelen anormalliklerden kaynaklanabilir. Dik durma bozuklukları genellikle duruşun sürekli olarak yanlış veya düzensiz olması sonucu gelişir.

    Dik durma bozuklukları çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir:

    1. Kötü duruş alışkanlıkları: Uzun süreli yanlış duruş alışkanlıkları, özellikle masada uzun süre oturmak veya sürekli eğik bir şekilde durmak, duruş bozukluklarına yol açabilir.
    2. Zayıf veya dengesiz kaslar: Vücudun düzgün durması ve hareket etmesi için kasların güçlü ve dengeli olması gerekir. Zayıf veya dengesiz kaslar, duruş bozukluklarına neden olabilir.
    3. Omurga problemleri: Skolyoz gibi omurga anormallikleri, dik durma bozukluklarına yol açabilir.
    4. Yaşlanma: Yaşlanma sürecinde, kaslar ve bağ dokuları zayıflayabilir ve bu da dik duruş bozukluklarına katkıda bulunabilir.

    Dik durma bozukluklarının belirtileri şunlar olabilir:

    • Omuzların düşük olması
    • Kambur duruş
    • Sırt veya boyun ağrısı
    • Baş ağrısı
    • Göğüs ağrısı veya sıkışma
    • Sırtta veya boyunda şekil bozukluğu

    Dik durma bozukluğu olan kişilerin düzenli egzersiz yapmaları, doğru duruş alışkanlıkları geliştirmeleri ve kasları güçlendiren aktivitelere katılmaları önemlidir. Ayrıca, duruş bozukluğunun altında yatan temel nedenleri belirlemek için bir doktora veya fizyoterapiste danışmak faydalı olacaktır. Tedavi, duruş bozukluğunun nedenlerine ve şiddetine bağlı olarak değişebilir ve özel duruş düzeltme egzersizleri veya fizik tedavi gerektirebilir.

  • Dudak uçuğu tedavisi

    Dudak uçuğu tedavisi

    Dudak uçuğu, ağız ve çevresindeki ciltte ortaya çıkan küçük kabarcıklar veya yaralardır. Genellikle herpes simplex virüsü (HSV) nedeniyle oluşurlar ve çoğu insanın vücudunda latent olarak bulunurlar. Dudak uçuğu, stres, yorgunluk, güneş ışığı, soğuk hava, enfeksiyonlar ve bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi tetikleyici faktörlerle ortaya çıkabilir. Dudak uçuğunun iyileşmesi için şu adımları takip edebilirsiniz:

    1. Erken müdahale: Dudak uçuğu belirtileri (karıncalanma, kaşıntı vb.) fark ederseniz, tedaviye hemen başlamak iyileşmeyi hızlandırabilir. Özel dudak uçuğu kremleri, jelleri veya losyonları kullanabilirsiniz.
    2. Sıcak kompres: Dudak uçuğu bölgesine sıcak bir kompres uygulamak, iltihabı azaltmaya ve ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabilir.
    3. Antiviral krem veya merhem: Reçetesiz veya reçeteli antiviral krem veya merhemler, dudak uçuğunun iyileşme sürecini hızlandırabilir. Dudak uçuğu başladığında veya ilk belirtileri fark ettiğinizde bu tür ürünleri kullanmak etkili olabilir.
    4. İyileşmeyi hızlandıracak beslenme: Ağız yaralarını iyileştirecek besinleri tüketmek de önemlidir. C vitamini ve çinko içeren gıdalar, bağışıklık sistemini destekleyerek iyileşmeyi hızlandırabilir.
    5. Ağrıyı hafifletici ilaçlar: Dudak uçuğu ağrı yapıyorsa, doktorunuzun onayıyla ağrıyı hafifletmek için reçetesiz ağrı kesiciler alabilirsiniz.
    6. Uygun hijyen: Dudak uçuğu yaraları enfekte olmamalıdır, bu nedenle ellerinizi sık sık yıkayarak enfeksiyon riskini azaltabilirsiniz.

    Dudak uçuğu sürekli tekrarlayan bir sorun haline gelirse veya iyileşmezse, bir doktora danışmanız önemlidir. Doktorunuz, reçeteli ilaçlar veya diğer tedavi seçenekleri ile size yardımcı olabilir.

  • Yüzde çıkan başsız sivilceler

    Yüzde çıkan başsız sivilceler

    Başta tedavi için bir doktora danışmalısınız, ancak size bazı yaygın nedenler ve önleyici tedbirler hakkında bilgi verebilirim. Başlıca nedenleri şunlardır:

    1. Yağ bezlerinin tıkanması: Cilt yüzeyindeki yağ bezleri tıkanabilir ve bu tıkanmalar sivilcelere yol açabilir.
    2. Hormonal değişiklikler: Hormonlardaki dalgalanmalar, özellikle ergenlik döneminde, sivilce oluşumuna katkıda bulunabilir.
    3. Stres: Stres, vücutta hormon seviyelerini etkileyerek sivilce oluşumuna neden olabilir.
    4. Kirli cilt ve makyaj: Kirli cilt ve makyaj kalıntıları, cildi tıkayarak sivilce oluşumuna zemin hazırlayabilir.
    5. Beslenme: Yağlı ve işlenmiş gıdalar, sivilce oluşumunu tetikleyebilir.
    6. kıl kökü iltahabı ve kıl köklerinde bakteriyal enfeksiyon sebebiyle oluşabilir.  Doktorunuzunun önereceği antibiyotik tedavisi gerekirebilir

    Önleyici tedbirler:

    1. Yüzünüzü düzenli olarak yıkayın: Günde iki kez hafif bir temizleyici ile yüzünüzü yıkayarak cildinizi temiz tutun.
    2. Makyaj ürünlerini doğru kullanın: Su bazlı ve non-komedojenik (gözenekleri tıkamayan) makyaj ürünleri tercih edin. Makyajı uyku öncesi mutlaka temizleyin.
    3. Beslenmenize dikkat edin: Sağlıklı ve dengeli beslenmeye özen gösterin, bol su için ve yağlı/greasyo gıdalardan kaçının.
    4. Cilt bakımı rutinini oluşturun: Cildinizi nemlendirin ve düzenli olarak peeling yapın.
    5. Stresten uzak durun: Stresi yönetmeye çalışın, meditasyon veya yoga gibi rahatlama tekniklerini deneyin.
    6. Sivilceleri sıkmaktan kaçının: Sivilceleri sıkmak, enfeksiyon riskini artırabilir ve izlere yol açabilir.

    Eğer sivilceleriniz şiddetli veya sürekli bir sorun halindeyse, bir dermatologa danışmak en iyi seçenektir. Cildinizin durumunu değerlendirerek size uygun bir tedavi planı önerirler.

  • Burun estetiği zararlı mı ?

    Burun estetiği zararlı mı ?

    Burun estetiği, tıp alanında “rinoplasti” olarak bilinir, burunun şeklini ve görünümünü düzeltmek amacıyla yapılan cerrahi bir işlemdir. Burun estetiği, genellikle estetik veya fonksiyonel nedenlerle tercih edilen bir prosedürdür. Prosedürün zararlı olup olmadığı, dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi gereken bir konudur.

    Burun estetiği, uzman bir plastik cerrah tarafından yapıldığında genellikle güvenli ve etkili bir işlemdir. Cerrahi işlemlerin her zaman riskleri vardır, ancak burun estetiği ciddi komplikasyonlara yol açan nadir bir prosedürdür. İşlemin başarısı, cerrahın deneyimi ve yeteneği, hastanın genel sağlık durumu ve doğru değerlendirme ve planlama gibi faktörlere bağlıdır.

    Ancak, her cerrahi işlemde olduğu gibi burun estetiği de bazı riskler taşır. Bunlar arasında enfeksiyon, kanama, anestezi reaksiyonları, şişlik, morluklar, yara iyileşmesi sorunları, duyusal değişiklikler ve burun fonksiyonlarında değişiklikler yer alabilir. Bu nedenle, cerrahi işlem öncesinde mutlaka bir uzman plastik cerrah ile kapsamlı bir danışma yapılmalı, olası riskler ve faydalar açıkça anlatılmalıdır.

    Burun estetiği adayları, genel sağlık durumları, beklentileri ve istekleri göz önünde bulundurularak dikkatli bir şekilde seçilmelidir. Uygun bir cerrah ve doğru şekilde yapılan işlem, istenilen sonuçların elde edilmesine ve risklerin minimize edilmesine yardımcı olur.

    Sonuç olarak, burun estetiği cerrahi bir işlemdir ve her cerrahi müdahalede olduğu gibi bazı riskler taşır. Ancak uzman bir cerrah tarafından yapıldığında ve uygun adaylar için seçildiğinde genellikle güvenli ve başarılı bir prosedürdür. Hastalar, ameliyat öncesinde ve sonrasında doktorun önerilerine uyarak ve düzenli kontrolleri takip ederek riskleri en aza indirmeye yardımcı olabilirler.