Blog

  • Silverdin krem nedir? Silverdin krem nasıl kullanılır? Silverdin krem fiyatı

    Silverdin krem nedir? Silverdin krem nasıl kullanılır? Silverdin krem fiyatı

    Silverdin Krem: Yaraların ve Yanıkların Tedavisine Destek

    Yaralanmalar, yanıklar ve cilt hasarları, günlük hayatın bir parçası olarak karşımıza çıkabilir. Bu tür durumlar cilt yüzeyinde açık yaralara ve enfeksiyon riskine yol açabilir. Bu gibi durumlarda cildin hızlı ve sağlıklı bir şekilde iyileşmesi, enfeksiyonun önlenmesi ve hasarın minimum düzeye indirilmesi oldukça önemlidir. Silverdin krem, bu tür cilt sorunlarının tedavisinde etkili bir yardımcı olarak kullanılan bir tıbbi üründür.

    Silverdin Krem Nedir ve Nasıl Etki Eder?

    Silverdin krem, içeriğinde gümüş sülfadiazin adı verilen bir bileşen bulunduran bir cilt bakım ürünüdür. Gümüş sülfadiazin, antibakteriyel özelliklere sahiptir ve yara bakımında enfeksiyon riskini azaltmada etkili bir bileşendir. Krem, yaraların temizlenmesi ve bakımı sırasında enfeksiyon riskini düşürmeye yardımcı olur. Aynı zamanda cildin yenilenme sürecini destekleyerek yaraların daha hızlı iyileşmesini sağlamayı amaçlar.

    Yaraların ve Yanıkların Tedavisinde Silverdin Krem

    Silverdin krem özellikle yanıkların tedavisinde yaygın olarak kullanılır. Yanıklar, sıcak su, buhar, ateş veya kimyasallar gibi etkenler nedeniyle ciltte meydana gelen hasarlardır. Yanıklar, cildin koruyucu tabakasının zedelendiği ve enfeksiyon riskinin arttığı durumlar olarak dikkat çeker. Silverdin krem, yanık yaralarının temizlenmesi ve bakımında kullanılarak enfeksiyon riskini düşürmeye yardımcı olabilir.

    Cilt Yüzeyindeki Açık Yaraların Bakımında Etkinlik

    Silverdin krem, yara, kesik, sıyrık gibi cilt yüzeyinde oluşan açık yaraların tedavisinde de etkilidir. Yaraların temizlenmesi, dezenfekte edilmesi ve enfeksiyonun önlenmesi için kullanılan bu krem, yaraların daha hızlı iyileşmesine destek olabilir. İçeriğinde bulunan antibakteriyel bileşen sayesinde yara yüzeyinin mikroplardan arındırılmasına katkı sağlar.

    Sanat Atölyeleri ve Etkinliklerle Renklenen Şenlikler

    Silverdin krem, yaraların ve yanıkların tedavisine destek olan bir ürün olmasının yanı sıra, sağlık ve güzellik etkinliklerinde de yer alabilir. Çeşitli sağlık etkinlikleri, seminerler ve atölyeler düzenlenerek ürünün kullanımı ve faydaları hakkında bilgi verilebilir. Aynı zamanda, etkinliklerde cilt bakımının ve yara tedavisinin önemi vurgulanarak katılımcılar bilinçlendirilebilir.

    Fiyat ve Erişim

    Silverdin krem, ürünün boyutu, içeriği ve markası gibi faktörlere bağlı olarak fiyatlandırılır. Ürünün eczaneler ve sağlık ürünleri satan mağazalarda bulunabilirliği mevcuttur.  Silverdin Fiyatı 119 ila 137 lira arası değişmektedir. Reçetesiz satın alınabilen bir ürün olabilir; ancak kullanmadan önce mutlaka bir sağlık profesyoneliyle görüşmek önemlidir.

    Sonuç olarak, Silverdin krem, yaraların, yanıkların ve cilt hasarlarının tedavisinde kullanılan bir üründür. İçeriğindeki antibakteriyel bileşen sayesinde enfeksiyon riskini azaltmaya yardımcı olurken, cildin iyileşme sürecini hızlandırmayı amaçlar. Fiyat ve erişim konularında bilgi almak için yerel sağlık hizmeti sağlayıcılarına danışmanız önerilir. Unutulmamalıdır ki, herhangi bir sağlık ürününü kullanmadan önce uzman bir sağlık profesyoneliyle görüşmek en iyisidir.

  • 15. Misi yerel lezzetler şenliğine ilgi büyüktü

    15. Misi yerel lezzetler şenliğine ilgi büyüktü

    Nilüfer Belediyesi’nin ev sahipliğinde bu yıl 15. kez düzenlenen Misi Yerel Lezzetler Şenliği, zengin içeriği ve eğlenceli etkinlikleriyle katılımcılara renkli anlar yaşattı. Şenlik kapsamında yemek tarifleri, yarışmalar, atölyeler, sokak oyunları ve konser gibi etkinliklerle Misi Mahallesi’nde unutulmaz bir atmosfer oluşturuldu. Katılanlar hem eğlenceli vakit geçirdi hem de bölgeye özgü lezzetleri deneyimledi.

    Gümüştepe (Misi) Mahallesi, tarihi ve doğal güzellikleri ile öne çıkan bir yerleşim alanıdır. Nilüfer Belediyesi bu özel mahallede gerçekleştirdiği Misi Yerel Lezzetler Şenliği ile bölgenin güzelliklerini ve yöresel lezzetlerini ziyaretçilere sunma fırsatı veriyor. Şenlik, her yıl düzenlendiği gibi bu yıl da çeşitli etkinliklerle dikkat çekti.

    Şenlik kapsamında düzenlenen etkinlikler arasında yemek tarifleri ve yarışmalar bulunuyordu. Katılımcılar, yerel lezzetlerin sırlarını keşfederek, geleneksel tatları daha yakından tanıma fırsatı buldular. Ayrıca atölyeler ve sokak oyunları gibi etkinlikler, katılımcılara eğlenceli ve öğretici anlar yaşattı.

    Nilüfer Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen bu renkli şenlik, hem bölgenin doğal ve tarihi zenginliklerini keşfetmek isteyenlere hem de yerel lezzetleri deneyimlemek isteyenlere keyifli bir deneyim sunuyor. Yerel kültürün yaşatılması ve tanıtılması açısından da önemli bir etkinlik olarak öne çıkıyor.,

    Şenliğin sanat atölyeleri de büyük ilgi gördü. Sanat Kahvesi, İpekevi ve Edebiyat Müzesi Çocuk Kütüphanesi’nde düzenlenen baskı, su kabağı süsleme, kitap ayracı yapımı ve hikaye okuma atölyeleri, hem çocuklar hem de yetişkinler için eğlenceli ve öğretici deneyimler sundu.

    Anfi tiyatro alanında gerçekleştirilen Şef Yağız İzgül Yerel Lezzetler Atölyesi de büyük ilgi çekti.  Patlıcan musakka gibi özgün yemeklerin tarifini veren ve hazırlayan İzgül , aynı zamanda Türk mutfağından örnekler sunarak katılımcılara farklı bir lezzet deneyimi yaşattı.

    Şenliğin en dikkat çeken etkinliklerinden biri de yemek yarışmaları oldu.  Misi kadınlarının katıldığı Misi Yemek Yarışması’nda, yöresel lezzetler ve geleneksel tatlar yarıştı. Bu yarışma, yerel mutfağın zenginliğini ve geleneksel tariflerin önemini vurgulayarak, yerel lezzetlerin korunmasına ve tanıtılmasına katkı sağladı. Ürünlü mahallesinden katılan yarışmacı birinci oldu.

    Misi Yerel Lezzetler Şenliği, geleneksel lezzetlerin tadına varmanın ötesinde, kültürel etkinlikler ve sanat atölyeleri gibi farklı deneyimler sunarak katılımcılara keyifli ve öğretici anlar yaşattı.

    Etkinliğin sonunda sahneye çıkan sevilen sanatçı Ceren Toksöz, katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Harika sesi ve enerjik performansıyla sahneyi canlandıran Toksöz, seslendirdiği şarkılarla herkesi coşturdu. Sahne performansıyla da büyük beğeni toplayan sanatçı, katılımcılardan büyük alkış aldı.

    Gecenin sonunda ise Nilüfer Belediyesi Başkan Yardımcısı Dr. Sibel Özer, Ceren Toksöz’e teşekkürlerini iletti.

  • Milyonlarca emekli ara zam bekliyor. Cumhurbaşkanı talimat verdi dedi, kulisler hareketlendi

    Milyonlarca emekli ara zam bekliyor. Cumhurbaşkanı talimat verdi dedi, kulisler hareketlendi

    Milyonlarca emekli arasında yapılan ara zam beklentileri, Ekim ayına yönelik bekleyişle birleşiyor. SGK Uzmanı Özgür Kaya, bu konuda yaptığı değerlendirmede, “Muhtemelen eylül sonu ekim başı için zam durumu söz konusu olabilir” ifadelerini kullanarak gelişmeleri açıkladı.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan da “Cumhurbaşkanı talimat verdi” şeklindeki mesajıyla ara zam ihtimalini daha da güçlendirdi ve bu konuda gelişmelerin yaşandığı kulislerde yer alıyor.

    Milyonlarca SSK ve BAĞ-KUR emeklisi ise “Ara zam gelir mi?” sorusuyla meşgul. Bu konu, memur ve memur emeklilerinin toplu sözleşme görüşmeleriyle paralel bir şekilde gündemde yer alıyor.

    Ara zam durumunda ise mevcut en düşük maaşı 7,500 TL olan SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin maaşlarının ne kadar artabileceği merak konusu oldu.

    SGK Uzmanı Özgür Kaya, CNN Türk’te yaptığı açıklamada, “Sadece temmuz ayının enflasyonunu görüyoruz. Temmuz ayında, ağustos ayında 9.90 olarak tek hanede kalma olasılığı yüksek, dolayısıyla biz nereye bakacağız eylül ayına bakacağız. Eylül ayında da muhtemelen ikili rakama çıkacağız. Bu senaryoya göre 4 aylık enflasyon 29.71 rakamı ile karşı karşıya kalacağız. Taban aylık uygulaması yapılıp 10 bine de çıkarılabilir enflasyon rakamlarına bakılıp cumhurbaşkanının talimatı ile 9,728 TL’ye çıkarılabilir. Muhtemelen eylül sonu ekim başı için zam durumu söz konusu olabilir” şeklinde açıklamada bulundu.

  • Bursa Ponarama Müzesi 2 milyonuncu kişiyi ağırladı

    Bursa Ponarama Müzesi 2 milyonuncu kişiyi ağırladı

    Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi, Osmangazi Belediyesi tarafından gerçekleştirilen bir proje sonucunda ortaya çıkmış, dünyanın en büyük tam panoramik müzelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu müze, Bursa’nın 1326 yılında yaşanan fetih olaylarını bütün yönleriyle anlatan, ziyaretçilere adeta tarihi bir yolculuk sunan etkileyici bir mekandır.

    2019 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla resmi olarak açılan müze, sadece bir sergi alanı değil, aynı zamanda bir tarih ve kültür hazinesini bünyesinde barındırmaktadır. Ziyaretçilere, 360 derece panoramik bir sahne eşliğinde, Bursa’nın tarihi fetih anını birebir hissettirme amacı taşır. Panoramik sahne, ziyaretçileri o dönemin atmosferine çekerek tarihi olayları daha yakından anlamalarına olanak tanır.

    Müze, sadece tarihi anı canlandırmakla kalmaz, aynı zamanda etkileyici bir etkileşim ve öğrenme platformu sunar. Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi içinde, ziyaretçilerin tarihle iç içe geçeceği sergi alanlarının yanı sıra sanat atölyeleri, sanat salonları ve konferans salonları da bulunmaktadır. Bu sayede, yerli ve yabancı ziyaretçiler tarihin yanı sıra kültürel ve sanatsal deneyimler de yaşama fırsatı bulurlar. Öğrenciler için düzenlenen sanat kursları ve öğrenme etkinlikleri sayesinde, genç nesiller de tarih ve sanatla erken yaşta buluşma şansı elde ederler.

    2 milyon ziyaretçi sayısına ulaşarak önemli bir kilometre taşını geride bırakan müze, son ziyaretçiyi özel bir kutlama etkinliğiyle karşılamıştır. Bu başarı, müzenin ne kadar büyük bir ilgi gördüğünü ve ziyaretçiler tarafından nasıl bir değer taşıdığını göstermektedir. Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi, Bursa’nın tarihini canlandıran, kültürü yaşatan ve aynı zamanda eğitim ve turizm için önemli bir nokta olarak faaliyet göstermektedir.

  • Osmangazi Belediyesinden çevreye destek, 5 litre yağ getirene deterjan hediye

    Osmangazi Belediyesinden çevreye destek, 5 litre yağ getirene deterjan hediye

    Osmangazi Belediyesi geleceği ve çevreyi korumayı teşvik amaçlı bir proje geliştirdi. Geleceğimiz için harekete geçme zamanı sloganı ile atık yağların toplanması için 5 litre yağ getirene deterjan hediye ediyor.

    Atık yağların toplanması çeşitli çevresel ve sağlık açısından önemli nedenlere dayanır. İşte atık yağların neden toplanması gerektiği konusunda bazı ana sebepler:

    1. Çevresel Etkiler: Atık yağların doğaya bırakılması veya yanlış şekillerde imha edilmesi ciddi çevresel sorunlara yol açabilir. Atık yağlar su kaynaklarını kirletebilir, toprak yapısını bozabilir ve biyoçeşitliliği olumsuz etkileyebilir. Bu da ekosistemlere ve doğal dengeye zarar verebilir.
    2. Kanalizasyon Sorunları: Atık yağlar, kanalizasyon sistemine döküldüğünde tıkanmalara ve sorunlara neden olabilir. Soğuyan atık yağlar, boru iç yüzeylerine yapışabilir ve zamanla birikerek tıkanmaları tetikleyebilir. Bu tür tıkanmaların temizlenmesi zor ve maliyetli olabilir.
    3. Arıtma Tesislerine Etki: Atık yağlar, su arıtma tesislerinin verimini düşürebilir. Arıtma sistemleri, atık yağları parçalamak ve arıtmak için ekstra işlemler yapmak zorunda kalabilir. Bu da arıtma tesislerinin enerji tüketimini ve işletme maliyetlerini artırabilir.
    4. Geridönüşüm ve Enerji Üretimi: Atık yağların toplanması ve uygun şekillerde işlenmesi, geridönüşüm ve enerji üretimi fırsatları yaratabilir. Atık yağlar, biyodizel gibi biyoyakıt üretiminde kullanılabilir. Ayrıca, atık yağların uygun işlemlerle dönüştürülerek enerji üretiminde kullanılması çevresel açıdan daha sürdürülebilir bir yol olabilir.
    5. Sağlık Riskleri: Yanlış şekillerde atılan atık yağlar çevre sağlığını tehdit edebilir. Kirli su kaynakları, insanlar ve diğer canlılar için sağlık riskleri oluşturabilir. Ayrıca, doğru olmayan yöntemlerle atık yağların yakılması hava kirliliğine yol açabilir.
    6. Yanıcılık ve Patlayıcılık: Atık yağlar yüksek miktarda enerji taşıdığı için yanıcı ve patlayıcı olabilirler. Bu nedenle uygun olmayan depolama veya imha yöntemleri tehlikeli sonuçlara yol açabilir.

    Tüm bu nedenlerden dolayı, atık yağların düzgün şekilde toplanması, geri dönüştürülmesi veya uygun şekillerde imha edilmesi çevresel sürdürülebilirlik ve insan sağlığı açısından son derece önemlidir. Atık yağların atık yönetimi prensiplerine uygun bir şekilde ele alınması, hem çevreye hem de toplum sağlığına katkı sağlar.

      1. Toplama Adresi :  Demirtaş 1. Sınıf Atık Getirme Merkezi
        (Demirtaş Cumhuriyet Mahallesi Ayan Sokak)
  • Bursa Büyükşehir Belediyesi, Yiğitler Kentsel Dönüşümü’nde İlk Konutları Hak Sahiplerine Teslim Etti

    Bursa Büyükşehir Belediyesi, Yiğitler Kentsel Dönüşümü’nde İlk Konutları Hak Sahiplerine Teslim Etti

    Ulaşımdan Altyapıya Kadar Büyükşehir Belediyesi’nin Geleceği Şekillendiren Projeleri

    Bursa Büyükşehir Belediyesi, 7 ayrı bölgede kentsel dönüşüm projelerini kesintisiz bir şekilde sürdürmeye devam ediyor. Bursa’nın deprem riski taşıyan bölgelerinde yaşayanların güvenli yaşam alanlarına kavuşması için çalışmalar yürütüyor. İnşaattan altyapıya kadar her alanda Bursa’nın geleceğini şekillendiren projelere hız veriliyor.

     

    Yiğitler Kentsel Dönüşümü’nde İlk Konutlar Teslim Edildi

    Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraklerinden BURKENT tarafından yürütülen Yiğitler Kentsel Dönüşüm Projesi’nde ilk konutlar düzenlenen törenle hak sahiplerine teslim edildi. İstanbul Caddesi, Yiğitler, Esenevler ve 75. Yıl Mahalleleri gibi bölgelerde önemli ilerlemeler kaydedilirken toplamda 7 kentsel dönüşüm projesi üzerinde çalışmalar devam ediyor.

     

    Bursa’nın Depreme Karşı Daha Güvenli Hale Gelmesi İçin Çalışmalar

    Bursa, birinci derece deprem kuşağında yer alıyor ve depreme karşı daha güvenli hale gelmesi önem taşıyor. Büyükşehir Belediyesi, zaman içinde yıpranan yapıları iyileştirerek depreme dayanıklı konutlar inşa ederek Bursalılara güvenli yaşam alanları sunmayı hedefliyor.

     

    Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Geleceği Şekillendiren Projeleri

    Bursa Büyükşehir Belediyesi, 7 ayrı bölgede kentsel dönüşüm projelerini kesintisiz bir şekilde sürdürmeye devam ediyor. Bursa’nın deprem riski taşıyan bölgelerinde yaşayanların güvenli yaşam alanlarına kavuşması için çalışmalar yürütüyor. İnşaattan altyapıya kadar her alanda Bursa’nın geleceğini şekillendiren projelere hız veriliyor.

     

    Yiğitler Kentsel Dönüşümü’nde İlk Konutlar Teslim Edildi

    Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraklerinden BURKENT tarafından yürütülen Yiğitler Kentsel Dönüşüm Projesi’nde ilk konutlar düzenlenen törenle hak sahiplerine teslim edildi. Üç bölgeye ayrılan ve toplam 62 dönüm alan üzerinde 184 yapı ve 350 hak sahibinden oluşan sahanın birinci uygulama etabında, 65 konut ve 2 adet dükkanın anahtarları hak sahiplerine teslim edildi.

     

    Başkan Aktaş: “Daha Yaşanabilir Bir Gelecek İçin Dönüşümü Gerçekleştiriyoruz”

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, depremin yıkma gücüne karşı dayanıklı evler inşa etme çabalarını vurguladı. Depremin insanların yarattığı yapıları yıktığını belirten Başkan Aktaş, Bursa’da daha yaşanabilir bir gelecek için kentsel dönüşüm çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti.

    Kentsel Dönüşüm: Bir Çıgın Büyümesi

    Büyükşehir Belediye Başkanı Aktaş, kentsel dönüşümün bir yıl içinde önemli bir ilerleme kaydettiğini ve bu projelerin çığ gibi büyüdüğünü ifade etti. Başkan Aktaş, Bursa’da riskli yapıların dönüştürülmesi ve daha sağlam binaların inşa edilmesi konusundaki kararlılıklarını vurguladı.

     

    Yıldırım Belediye Başkanı Yılmaz: “Şehir İslahi Yapıyoruz”

    Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, kentsel dönüşüm projelerinin sadece bina dönüşümü olmadığını, aynı zamanda şehir ıslahını da amaçladıklarını belirtti. Başkan Yılmaz, birlik ve beraberlik içerisinde yapılan çalışmaların Yıldırım’ı daha güzel bir yer haline getirdiğini söyledi.

     

    Hak Sahiplerine Anahtar Teslimi Yapıldı

    Yiğitler Kentsel Dönüşüm Projesi’nde yer alan hak sahiplerine anahtar teslimi yapıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Aktaş ve protokol üyeleri tarafından hak sahiplerine anahtar teslimini temsilen plaketler verildi. Mütevazi bir törenle gerçekleşen anahtar teslimi etkinliği, bölge halkının daha güvenli yaşam alanlarına kavuşmasına vesile oldu.

  • İYİ Parti Bursa Millet Vekili Selçuk Türkoğlu, Van sınırını elini kolunu sallayarak geçtiğini söyledi

    İYİ Parti Bursa Millet Vekili Selçuk Türkoğlu, Van sınırını elini kolunu sallayarak geçtiğini söyledi

    İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu, Sınır Güvenliği ve Göç Sorununu Gündeme Getirdi

    Türkiye’nin sınır güvenliği ve göç sorunu, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu’nun gündeme getirdiği önemli bir konu haline geldi. Türkoğlu, geçtiğimiz günlerde Van’ın İran sınırına yaptığı ziyaret sırasında elini kolunu sallayarak sınırı geçtiğini iddia etti ve bu olayın ardından sınır güvenliği eksiklikleri ve göç sorununun boyutları hakkında ciddi uyarılarda bulundu.

    Sınır Bölgesindeki Eksiklikler ve Güvenlik Sorunları

    Türkoğlu’nun sınır bölgesinde yaptığı incelemeler sonucunda ortaya çıkan en dikkat çekici nokta, sınır güvenliğinin yetersizliği oldu. Türkoğlu, hiçbir güvenlik görevlisine rastlamadığını ve bölgede herhangi bir uyarıcı tabela veya işaretin olmadığını belirtti. Bu durum, “Sınırlarımızdan kuş uçurtulmuyor” şeklindeki yaygın inancın gerçeği yansıtmadığını gösterdi.

    Duvarın Etkinliği ve Kar Sorunu

    Sınır bölgesinde bulunan duvarın etkinliği de tartışmalı bir konu olarak gündeme geldi. Türkoğlu, duvarın yeterli bir önlem olmadığını vurgulayarak, özellikle kar yağdığında rüzgarın etkisiyle duvarın arkasına kar biriktiğini ifade etti. Bu durum, duvarın sınırların güvenliğini sağlamada tam anlamıyla etkili olmadığını gösterdi.

    Göçmen Akını ve Kaçak Geçişler

    Türkoğlu, yaptığı görüşmelerle 2021-2022 ve 2023’ün ilk 6 ayında özellikle Afgan ve Pakistanlı göçmenlerin Türkiye’ye akın akın geldiğini öğrendi. Bu durum, sınır güvenliği ve göç sorununun ne denli ciddi boyutlarda olduğunu gösterdi. Türkoğlu, göçmenlerin gece saatlerinde geçtiklerini ve bu durumun sınır güvenliği konusunda büyük bir zafiyet oluşturduğunu ifade etti.

    Milli Göç Doktrini Önerisi

    İYİ Parti’nin sunduğu “Milli Göç Doktrini” önerisi, Türkoğlu’nun açıklamalarında önemli bir yer tuttu. Bu öneriyle Türkiye’nin göç sorununa kapsamlı bir çözüm getirilmesi amaçlanıyor. Türkoğlu, uluslararası hukuka uygun politikaların belirlenmesi ve içeride alınacak tedbirlerle Türkiye’nin göç sorununun etkili bir şekilde çözülmesi gerektiğini vurguladı.

    Sınır Güvenliği ve Göç Sorunu: Ciddiyetin Farkında Olunmalı

    Türkoğlu’nun açıklamaları, Türkiye’nin sınır güvenliği ve göç sorunuyla ne kadar ciddi bir şekilde karşı karşıya olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Sınır bölgesindeki güvenlik eksiklikleri ve göç akınları, ülkenin milli güvenliğini tehdit eden önemli sorunlar arasında yer alıyor. Türkoğlu’nun uyarıları, yetkililerin bu konuda daha fazla dikkat ve çaba göstermesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmış oldu.

  • Bursa’da 7 Aktif Fay Hattı: Deprem risk haritası ve riskli bölgeler

    Bursa’da 7 Aktif Fay Hattı: Deprem risk haritası ve riskli bölgeler

     

    Maraş merkezli depremler sonrasında, beklenen büyük İstanbul depremi ile birlikte Bursa’da bulunan 7 aktif fay hattı yeniden gündemde. 1. derece deprem bölgesi olan Bursa’da hangi ilçelerin riskli bölgeler olduğu ve hangi bölgelerin daha az riskli olduğu Maden Tetkik Arama Enstitüsü (MTA) tarafından hazırlanan diri fay hattı haritası ile belirlendi.

    Bursa Risk Haritası Açıklandı

    Deprem uzmanları tarafından oluşturulan ‘Bursa Risk Haritası’, ilçeleri riskli, orta riskli ve zemini güçlü bölgeler olmak üzere üç kategoriye ayırıyor. MTA’nın raporuna göre, Bursa çevresinde bulunan 7 aktif fay hattı, ilçelerin deprem riskini belirlemeye yardımcı oluyor.

    Bursa, 1. Derece Riskli Bölge

    Türkiye’nin en aktif deprem bölgelerinden biri olan Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun etkisi altında bulunan Bursa, AFAD’ın Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’na göre 1. derece riskli bölge içerisinde yer alıyor. Bu kapsamda, Osmangazi, Yıldırım ve Nilüfer gibi nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu bölgelerde birinci derece deprem riski bulunuyor.

    7 Aktif Fay Hattı Bursa’yı Etkiliyor

    Bursa ili ve çevresi, sismik aktivite açısından oldukça hareketli bir coğrafyada yer alıyor. Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun etkisi altında bulunan bölge, Gemlik-Geyve Segmenti, Uluabat Fayı ve Bursa Fayı gibi fay hatlarının yaratabileceği yıkıcı etkilere maruz kalabilir.

    Tarihsel Depremler

    Bursa ve çevresi tarih boyunca birçok hasar verici depremle karşı karşıya kaldı. 28 Şubat 1855 ve 11 Nisan 1855 tarihlerinde yaşanan Bursa depremleri, bölgenin geçmişte de büyük depremler yaşadığını gösteriyor.

    Fay Hattı Dağılımı

    Bursa’da aktif olarak yer alan fay hatları ve etkilediği bölgeler Maden Tetkik Arama Enstitüsü raporlarına göre şu şekildedir:

    1. Bursa fayı: Kent meydanı, Atatürk Stadyumu, Altıparmak ve kent merkezi
    2. Gemlik fayı: Gemlik ve çevresi
    3. Zeytinbağı-Mudanya fayı: Mudanya, Tirilye ve civarı
    4. Çalı fayı: İhsaniye, Beşevler, Ataevler, Üçevler, Demirci ve civarı
    5. Uluabat fayı: Uluabat gölü ve çevresi
    6. Orhaneli fayı: Orhaneli ilçesi ve dağ ilçelerinin bir kısmı
    7. Barakfakih fayı: Barakfakih, Kestel ve Gürsu çevresi

    İlçelerin Risk Dereceleri

    Birinci derece riskli ilçeler:

    • Osmangazi (Demirtaş, Soğukpınar dahil)
    • Yıldırım merkez ve mahalleler
    • Nilüfer (Çalı, Görükle dahil)

    İkinci derece riskli ilçeler:

    • Büyükorhan
    • Harmancık
    • İnegöl Kurşunlu ve Tahtaköprü
    • Keles

    Bursa’nın deprem risk haritası, bölgenin sismik aktivitesini ve riskli bölgelerini gözler önüne seriyor. Bu harita, yerel yönetimlerin ve halkın deprem hazırlıkları konusunda daha bilinçli ve dikkatli olmasına yardımcı olabilir.

  • Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi’nden Deprem Uyarısı

    Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi’nden Deprem Uyarısı

    Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi’nden Deprem Uyarısı: Türkiye’nin Herhangi Bir Yerinde 7’lik Deprem İhtimali Var

    Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, 1999 Gölcük Depremi’nin 24’üncü yıldönümü vesilesiyle önemli bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda yapılan açıklamalara göre, Türkiye’nin deprem ülkesi olma gerçeği sarsıcı bir şekilde hatırlatıldı. Enstitü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener’in verdiği bilgilere göre, ülkenin birçok bölgesinde 2 bin, hatta 2 bin 500 yıl boyunca enerji biriktiren fay hatları bulunmakta. Bu da Türkiye’nin herhangi bir yerinde 7 büyüklüğünde bir deprem riskini taşıdığı anlamına geliyor. Özener, “Kimi bölgelerde 2 bin, 2 bin 500 yıl bekleyen enerji biriktiren faylar var. Dolayısıyla Türkiye’nin herhangi bir yerinde 7’lik bir deprem yaşama ihtimalimiz var. Yani sismik boşluklar var.” ifadelerini kullandı.

    Sık Sık Depremler Yaşanıyor

    Prof. Dr. Haluk Özener, Türkiye’nin deprem açısından oldukça sıkıntılı bir coğrafyada yer aldığını belirtti. Her gün 3’ün üzerinde depremin meydana geldiği Türkiye’de, neredeyse her hafta 4 ile 4,9 arasında, 1,5 ayda bir 5 ile 5,9 arasında, ortalama 1,5 yıl sürede ise 6 ile 6,9 arasında depremler yaşandığına dikkat çekti. Ayrıca ortalama 6,2 yıl içinde 7’nin üzerinde büyük depremlerin yaşandığını ifade etti.

    Marmara Bölgesi’nin Önemi ve Tehlikesi

    Marmara Bölgesi’nin deprem riski bakımından önemine vurgu yapan Özener, Marmara Denizi’nde de yaklaşık her yıl 30’un üzerinde 3’ün üzerinde depremin yaşandığını belirtti. Ancak bu bölgedeki depremlerin spekülasyonlara yol açtığını, küçük depremlerin hemen büyük bir depremi tetiklemeyeceğini açıkladı. Özener, “Marmara Denizi için de geçenlerde 3,6’lık bir deprem olduğu zaman ‘Acaba bu büyük bir depremin sinyalleri mi, sesleri mi’ gibi bir algı oluştu. Bu, Marmara’nın doğal sismik aktivitesi içerisinde. Bu hiçbir zaman şu demek değildir. Yani 3,6’lık depremin hemen ardından 7’lik deprem getirecektir algısı çok doğru değil.” şeklinde açıklamalarda bulundu.

    Depremler Kaçınılmaz ve Hazırlıklı Olmalıyız

    Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yıllardır biriken enerji ve diri fay hatlarının depremlere neden olma ihtimaline değinen Prof. Dr. Haluk Özener, ülke genelinde depremlerin kaçınılmaz olduğunu belirtti. Dolayısıyla deprem riskinin en aza indirilmesi ve toplumun bu risklere hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı. Deprem konusunda özellikle yerel yönetimler, merkezi yönetim, sivil toplum kuruluşları, mahalle örgütleri ve vatandaşların işbirliği içinde çalışması gerektiğini ifade etti. Depremin ne zaman olacağını söylemenin mümkün olmadığını ancak şehirlerin depreme dayanıklı hale getirilmesi ve dirençli bir toplum olmanın önemine dikkat çekti.

    Bilgi Dolu Toplantı

    Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Doç. Dr. Doğan Kalafat da toplantıda bir konuşma gerçekleştirdi. Depremin gerçek tehdidine karşı toplumun bir araya gelerek çalışması gerektiğini vurgulayan Kalafat, deprem riskinin en aza indirilmesi için bütünleşik çözümlere ihtiyaç olduğunu belirtti.

  • Bursaspor yeni sezon öncesi oynadığı 4’üncü hazırlık maçında deplasmanda Kütahyaspor’a yenildi

    Bursaspor yeni sezon öncesi oynadığı 4’üncü hazırlık maçında deplasmanda Kütahyaspor’a yenildi

    Bursaspor, yeni sezon öncesi gerçekleştirdiği 4. hazırlık maçında deplasmanda Kütahyaspor ile karşılaştı ve maçı 4-3 yenilgi ile tamamladı. Haber, 16 Ağustos 2023 tarihinde giriş yapılmış ve aynı tarihte güncelldi.

    Yeşil Beyazlılar, teknik direktör Yalçın Gündüz yönetiminde maça başladı ancak maçın başında rakip takımın attığı gollerle 2-0 geriye düştü. Bursaspor, Emre Tepegöz’ün 38. dakikada attığı golle farkı bire indirdi ve ilk yarı bu skorla sona erdi. İkinci yarıda ise Bursaspor, Berat Altındiş’in 51. dakikada kaydettiği golle skora denge getirdi.

    Ancak Kütahyaspor, ardı ardına 2 gol daha buldu ve skoru 4-2’ye taşıdı. Bursaspor’un Berat Altındiş, mücadelenin 75. dakikasında ikinci golünü atarak takımının 3. golünü kaydetti. Maçın sonucunda başka gol olmayınca Bursaspor, Kütahyaspor’a 4-3 mağlup oldu.

    Bursaspor daha önce oynadığı hazırlık maçlarında ise Gaziantep FK ile 0-0 berabere kalmış, Yıldırımspor ile 2-2 berabere kalmış ve İnegöl Kafkasspor’u 1-0 yenmişti. Bu maçlar, yeni sezon öncesi takımın performansını değerlendirmek adına yapılan hazırlık maçlarıydı.